Yavaş yavaş bitiyorsun ya içimde bu yüzden kızıyorum sana. Böyle olmamalıydı.

Aramızdaki bu gerginlikten sen zararlı çıkacaksın, beni hala tanımamış olman şaşırtıcı. Defalarca söyledim benim öfkemi görmezden gelirsen ben durulmam daha da fena alevlenirim. Sen kızınca susarmışsın, ben ise konuşarak halletmekten yanayım. Hala direniyorsan, hala geriliyorsan ve hala bunu aşarız diyorsan yanılgı grafiğin tavan yapacak demektir. Diyorum ya sen beni hiç tanıyamamışsın.. Defalarca ya rağmen..

Dün bi sürü şey düşündüm. Belki diyorum herşey böyle olmasaydı şu an beni üzücek tek şey günler öncesinden rezervasyon yaptırdığımız akşam yemeğini ateşi cıktı diye iptal etmek zorunda olmamız olurdu.

Ya da beni kızdıracak en büyük şey sırıta sırıta kemirdiği meyvenin sularını beyaz koltuklarıma damlatması olurdu.. Belki rujumla duvarları boyardı. Sinirlenip seni arardım.

“Oğlun ne yapmış” diye nazlanırdım falan.

Annene yalvarıyor olurduk belki tatile giderken ona bakması için, birkaç günlüğüne. Çok yaramaz olduğu için kabul etmezdi belki, benim annem kesin bakardı ama, kıyamazdı.

Bizi severdi o zaman(bi tek bundan emin olabiliyorum). Seni daha az gördüğü için daha çok severdi. Ben kızınca senden yüz bulurdu, sen de zaten kıyamazdın hiç. Yeni yeni anne sütü dışında bir şeyler yemeğe başlardı, dişleri kaşınırdı, her dakika salyası akardı . Özel bi akşama hazırlanırken (belki doğum günüme) özenerek aldığım elbiseme kusardı. Ben sinirden ağlardım. Sen de bana “çocuklaşma, bizim bebeğimiz o” derdin. Neyse işte, artık çok geç.

Ama şunu bilmek yıpratıyor beni; artık seninle ilgili güzel şeyler düşünmüyorum bütün bunlardan başka.. O olmadı ya, üçümüz diye bişey olmadı ya, ikimiz de olmasın diyorum. Hiç istek yok içimde sana karşı, kızgınlık var. Üç kişilik bi aile olacakken biz yine iki kişi kaldıysak -ayrı ayrı yerlerde- ikimiz diye bir şey görünmüyor gözüme. Çok geç artık pişman olmak için bile.. Seni sevmiyorum hiç. Bizi sen ayırdın. Belki hayatında ilk kez cesur davranamadıgın için, cesareti bırak bir korkak gibi davrandığın için. Kolayını seçtiğin için senden nefret ediyorum.

Bir buçuk yılda bu kadar değişebilirdi sanırım herşey. Bu süreçte hayatlarımıza neler girdi çıktı. Ben mutluyum şimdi sen görsen de görmesen de. Hayatıma burnunu sokmaya kalkman sana zarar vermeme sebep olacak diye korkuyorum. Hiç olmadığım kadar huzurluyum çünkü hiç olmadığım kadar mutluyum ve bunu senin bencilliklerin yüzünden bozmayacağıma emin olabilirsin. Kuyruğunu kıstırıp her dönüşünde sana dönen kadın yok artık. Başkası için yaşıyorum artık -evet, belki ilk kez kendim için-

“…. bir şeyler yarım kalmıştı, kalmamalı. küçüksün, çok hırslısın, kendine çok güveniyorsun, kalbini kıramam sanıyorsun, sana göre kimse kıramaz seni, ben kırardım. üzerdim, sakın bir daha bakma bana o şekilde, gerçi görmeyeceksin ki beni bir daha. neden gittin dercesine bakma sen gitmemi söyledin, ben her kalmak istediğimde kovdun. sakın nefret etme benden, ben sevdiğimi söylerken dürüsttüm ama ben değişirim, en az senin kadar çabuk değişirim, değiştiğimde arkada kalan olurdun. ve ben bu olmasın diye değişmedim gibi yapardım, üzülürdün. sen daha çok şey yaşayacaksın, çok kişiyi üzeceksin. pişman olup özür dilemeyeceksin bile, sana göre hiç kimse senin kadar değerli değil ya hani? bir gün gerçekten değerli biri senin kalbini kırdığında özür dilemeyecek, o ben olmamalıyım. bu yüzden gittim senden. incinmekten korktuğun için incittiğin için gittim.”

  • Ben: Anne arkadaşım beni gaza getirdi, diyete başladık. Bugün öğlen gittik kornfileks ile yoğurt aldık.
  • Annecik: Yemek olarak sadece onu mu yedin?
  • Ben: Evet
  • Annecik: Doydun mu?
  • Ben: Evet
  • Annecik: Yoğurt kaç kiloluktu?

Onsuz yaşayamıyorum dediğiniz kişi başkasının yatağında donsuz yaşıyor.

Annecik: Ay ne çok kilo almışım, şöyle bi gezinsek mi, Nadir?

Babişko: Olur hayatım, beş dakkaya çıkalım.

5 dakika sonra:

Annecik: Biz gidiyoruz yavrukuşum. *otomobile binerler*

Ailesinin zayıflayamama çabalarını gören genç kız çok madur.

Her ne kadar artık o’na karşı aynı duyguları hissetmiyor olsan da, yıllarca seni sevdiğine körü körüne inandığın adamın aslında sadece bir yalandan ibaret olduğunu öğrendiğin an ki surat ifaden var ya… En baba tiyatrocu bile yapamıyor o mimikleri.

Allah sana hiçbir bok vermemiş bi tane sevgili vermiş onu da gözümüze sok amk tek hazinen.

Kız idam mahkumu olsa son yemeği olarak yarrak ister ama gelmiş bana namus dersi veriyor.

Olmuyorsa oldurmak

  • Kadın: Ben senin kaburga kemiğinden yapılmadım.
  • Erkek: Niye?
  • Kadın: Sen yaşlısın.
  • Erkek: Buzlukta bekletmişlerdir onu.