hayaller kurarım toz pembe
Ben: Lan üniversitenin sitesine girince borcunuz yoktur diyo, ne iş ya? Harç ödemicez mi şimdi?
Eylem: Doğru söyle lan, rektörü mü ayarladın?
Bazen merak ediyorum, milyonlarca insanın içinden 7 kişi çıkar mı “Dayan, herşey yakında yoluna girecek” diyebilecek?
Bunca şeyden sonra hala sana karşı iyi dileklerimle oluyorum ya, allah beni kahretsin.
Hiç konuşmaya başlamasam belki daha iyi.

kokhucre-giovannier:

Senden nefret etmeyecegim kız..Ama bana onu sevdigine göz göre göre yemin ettigin adamdan nefret ediyorum.

Dogru,seninle hiç görüşmedim.
O senin yatagındaymış,4 saatir yatakta,ısıtmıştır yatayım dedin.
Bitti,koptu gibi içimden birşey.
GİBİ.
Sevgi yanında olmak,sarılmak,öpmektir.Ben olamıyorum,lanet olası şehirlerarası uzaklıklar.

Neyse.

Oha. Tumblr’da “pinkerbell” diye aratınca birkaç çıplak karı ve bu blog çıkıyor.

Kendini başka bedenlerde düşünsene?

Bazen düşünüyorum da, belki bir sevgilin vardır.. ve ben en olmadık anlarda mesaj atıyorumdur.

Kız deliriyordur.

Arkadaşlarına falan anlatıyordur böyle “ay sevgilimin eski sevgilisi psikopat bi kaltak, çocuk onu sevmiyo hala mesaj atıyo” diye. Belki aranız bozuluyordur benim yüzümden.

Çok kötü bir durum ya.. Şimdi düşündüm de.

Önce kıskandım seni.

Sonra iyi oluyor aslında dedim.

Sonra çok ayıp ediyorum, bir daha mesaj atmak yok diye söz verdim kendime.

Bazen seni çok aramak istiyorum.. sonra kontörüm olmadığı aklıma geliyor :(
Odamın görmediğim bir yerinde yaşadığını varsayıyorum.

Bazen özlüyorum.. Sabahları uyandığımda ya da dişlerimi fırçalarken, bazen duş alırken, giyinirken, metroya binerken, bankamatikten para çekerken, alışveriş yaparken, okula geldiğimde, okuldan çıkarken, ders çalışırken, film izlerken, kitap ve gazete okurken, kuaföre gidince, giysilerimi yıkarken, ütülerken, yemek yerken, hasta olunca, uykum gelince, uykum kaçınca, alakasız bir şarkı çıkınca aklıma geliyorsun… Korktuğum kadar aklımda değilmişsin ki…

Bütün filmlerin mutlu sonla bitmesinden bıktım usandım.

Bunları yazarak kendimi küçük düşürüyorum, farkındayım. Ama seni merak etmeden duramıyorum. Öyle alışmışım ki seni umursamaya, merak etmeye, düşünmeye. Aklıma gelme diye boş boş işlerle uğraşıyorum. Bol bol uyuyorum, sürekli film izliyorum. Birlikte söz verdiğimiz filmleri bile izledim. Ben ağlayamıyorum. Senin için tek bir damla gözyaşı dökmedim. Sanki bitmemişsin, hala hayatımda bir yerdesin de.. meşgulsün, cevap veremiyorsun, bense bekliyorum gibi geliyor. Bazen rüyalarımda seni görüyorum. Uyanır uyanmaz aklıma seni aramak düşüyor da, sonra anımsıyorum.. yoksun. Bir gün zaten gidecekti herkes gibi diyorum kendime.

Zaten kesin başkası vardı, beni sevmedi, vazgeçti diyorum her gün. Numaranı siliyorum telefonumdan sanki hafızamdan da silebilirmişim gibi. Dream Theater dinlemiyorum hiç. Kendi mahallemde yürüyemiyorum seninle olan anılarım canlanacak diye. Antalya’dan nefret ediyorum. Her zaman yaptığım şeyleri yapmam eksik. Ben her şeyden nefret eder oldum… Ben ne diyeceğimi bilemiyorum. Sık sık gözlerim doluyor ama ağlayamıyorum. Biri seni sorunca hiç var olmamışsın gibi davranıyorum. Yine hiçkimseye derdimi anlatamıyorum. Sürekli gülüyorum. Zaten bana gülmek yakışıyormuş, öyle diyorlar.

Ankara’da hep ders çalışıyorum. Daha az aklıma geliyorsun böylece.. Telefonuma neredeyse hiç bakmıyorum. Bölüm birincisi oldum, biliyor musun?

Ben seni unutamıyorum, geri gel demeyeceğim ki sana. Ben en iyi arkadaşımı çok özledim. Sırdaşımı, hayat arkadaşımı, en çok gülüp, değer verdiğim insanı özledim. Ben insanları çok kolay affediyorum ve sen bu huyumu sevmiyorsun. Rimelim akmış ama cidden ağlamadım. Bedenimi kalbimle değil, beynimle yönetmeyi öğrendim. Sen öğrettin.

Insanlar var. 22 yaşında alkolik oluyorlar. Hayattan beklentilerini sorguluyorlar.

Ben hiç böyle hayal etmemiştim.. bizi. Ben seni hiç başkasıyla da hayal etmemiştim. Sadece ‘evimizin’ önünden geçtim.

Neden sana acı çektiriyorum sevgilim? Neden hep, ya sana acı çektirmek ya da kendi kendimi aldatmakla geçiyor günler? Biz birbirimizin hiçbir şeyi olmayacaktık ama herşeyi olduk… Seni artık görmeyeceğim. Yıldızları nasıl seyrediyorsam, bundan böyle sana da öyle bakacağım demek.
Johann Wolfgang von Goethe
Aşk acınızı sikeyim oğlum

Sevgilimden ayrıldım, ağlamadım.
En yakın arkadaşımı kaybettim, ağlamadım.
Her türlü zorluğa göğüs gerdim, ağlamadım.

Siktiğimin ergenlerinin üç beş yazısını okudum, yaş süzüldü gözlerimden.
Geberin.

Tumblr’da paylaşılan Staff bloglarından anladığıma göre…

Çoğunluk ergen, anası babası yeterince harçlık vermiyor.

Öyle çok alışmışım ki sana; birisi “sevgilin var mı” diye sorunca “yok” demek ağzıma hiç yakışmıyor.

Sen olmadığın için ağlamamaya o kadar çok zorlamışım ki kendimi; rüyalarımda ağlıyorum, söyleyemediklerimi söylüyorum, susmuyorum.

Yaşın 22 oluyor ve aşk uğruna üzülüp kahrolmanın çok yersiz bir şey olduğunu fark ediyorsun.