Mayıs 2012
6 gönderi
"Görüşürüz?" dedim. Görüşürdük çünkü.
İlk gündü.. Sanki üstümden kocaman bir yük kalkmış gibi hissettim.
Ne düşüneceğimi, ne yapacağımı bilemedim.. Güldüm. Oldu bitti, herkes kendi yoluna dedim.
İkinci gün, acaba dedim.. Acaba o ve ben nasıl olurduk.. Neden böyle garip oldum.. Nasıl olsa bir gün olacaktı bütün bunlar. Soran herkese tek gecelik bir şey.. Üstünde durmaya değmez dedim.
Üçüncü gün yeniden gördüm onu.. Okulda. Göz kırptı...
Kadınlar güzel masalları severler. Karşısındaki yanlış adam olsa bile doğru...
19 Mayıs ‘12, Cumartesi, 6:30
Bir varmış, bir yokmuş. Bir yokmuş.
Keşke daha çok arasan beni..
Ne bileyim daha çok merak etsen ya da miktarını falan boşver sadece merak etsen. Özlesen biraz, belki özlüyorsundur da.. ben de bilsem ya bunu.
Geçen hafta olduğu gibi sımsıkı sarılsan ruhuma. Sahi ne güzeldi o an. Belki farketmedin, belki senin için önemsiz bir olaydı ama bence çok değerliydi.
Nisan 2012
8 gönderi
Ve kadın gözbebeklerinde biriken adamı, düşmesin diye kirpiklerinden sildi.
Günlerden bir gün...
Kız: Çok yaşa.
Erkek: Başbaşa sevgilim, başbaşa.
Bir düş çürüğünü hatırlar gibiyim.
Bazı şeyler içine işler. Okyanus, masmavi gökyüzü, lacivert gökyüzünde yıldızlar şehri, yıllanmış şarap tadında bir adam ya da karşı koyulmaz bir aşk hikayesi.. Ve onlar olmadan nefes alamazsın..
Deniz kenarına gittim bugün düşüncelerim darmadağın. Baktım.. Yağmur damlaları denize karışıyor. Durdum öylece. Sonra birden gökkuşağı çıkıverdi. Düşündüm tekrar. Yağmur damlaları denize karışarak yok oluyor.. Ama daha büyük, daha kocaman, daha güçlü oluyorlar. Damla değil, deniz oluyorlar! Hüzünlü bir tablo değil bu, düşünsenize gökkuşağı bile var arkasında! O kadar umut verici..
Dağılan...
Ben ne istediğimi bilmiyorum.
Son bir haftadır Antalya’ya gitmek için yanıp tutuşuyorum. Ah cumartesi gelse de, binip gitsem diye gün sayıyorum… Ve şimdi bavul hazırlamaya, götüreceklerine karar vermeye öyle üşeniyorum ki; tam 1,5 saattir tırnaklarımı törpülüyorum, normal şartlarda selam vermediğim adamlarla uzun uzadıya muhabbetlere dalıyorum.
Sorunlarım var benim galiba.
Günlerden bir gün ablamı özledim.
Ablam: Iphone da bi özellik var. İngilizce konuşuyosun, Türkçe söylüyo.. hahaha. Türkçe diyosun, İngilizce söylüyo. Aynı sen.
Ben: Hahahaha. Of. Pis.
Ablam: Türkce konuşuyon, 18 dile çeviriyo. Senden daha marifetli ama konuşurken kırıtmıyo hahahah. O yüzden sen lazımsın.
Az önce fotoğraflarımıza baktım ve kendimi gerçekten tuhaf hissettim… Keşke sana harcadığım bir yılın daha iyi bir karşılığı olsaydı.
Mart 2012
12 gönderi
1 etiket
1 etiket
Birkaç sene öncesine kadar Ankara'da öğrenci...
Sonra okulu bıraktım, akabinde Ankara Üniversitesi’nde hayalim olan bölümü kazandım. Koşa koşa Ankara’ma geldim. Ama hiçbir şey istediğim gibi değil ulan. Hani nerede o anlattığınız üniversite hayatı?
Akdeniz’de çimlere filan uzanırdık biz. Nitekim kampüs de vardı. Uğruna öldüğüm fakültenin meşhur ‘orta bahçe’sinde oturmak için sıraya girmen lazım. Ya da bir...
Gel sims oynayalım. Ya da sadece yanıma gel, ders çalışamıyorum. Gelirsen tüm dersleri geçebilirim.
Yalnız kalmaktan korkuyorum. Çok korkuyorum, evet.. Ama yalnız kalacağımdan ya da terk edilmiş hissedeceğimden değil. Aklıma düşeceksin de, gittiğin için üzüleceğim diye.
Deliler gibi aşık olduğumuz, o yakışıklı, çekici, anlayışlı erkekler bir süre sonra nasıl duygusuz ayılara dönüşüyorlar.. anlayamıyorum.
Tek kaşını kaldırabilen insanlara çok özeniyorum.
Siz kimsiniz ki insanları güzel ya da çirkin diye yargılıyorsunuz?
Çok kırgınım ve kızgınım sana.. Çünkü sen sen’i unutmama izin verdin. Bakmaktan vazgeçtin gözlerime. Gözlerini gönlümden çevirip, uzaklara bakıp “hadi git” dediğinde ben hazırdım seni sen’den çok sevmeye.. Ben adımlarımı atarken senden öteye, çok bekledim adıma anlamlar yükleyerek seslenmeni.. Biliyorum bizim hikayemiz hep imkansızdı. Ama bir yer vardı biliyorum sadece sen...
Bazı geceler uykuya dalmadan önce seni düşünüyorum. Bir gün bana geri geleceğin o günü. Pişman olduğun, beni özlemekten bıktığın ve kendine yenik düştüğün o günü.. İki kelimeyi bir araya getiremeyeceksin hani. Sadece bakışlarınla anlatmaya çalışacaksın pişmanlığını. Herşey için binlerce kez özür dileyeceksin. Tenin biraz daha bronzlaşmış olacak. Yorgunluktan oluşan göz altı çizgilerin daha da...
Şubat 2012
11 gönderi
Kim bilir seni düşünerek yazdıklarımı, kimi...
Kime sorsam 'Mutluluğunu istiyorum' dedi. Ne...
Yalanlarını sikeyim.
Insanin uykuya dalma suresi gozlerini kapadiktan sonra 7 dakikadir askim. Yani bu mesaji yazdiktan 7 dakika sonra ruyamda seni goruyo olucam. Sen bu mesaji okurken ise ya sinavda ya da eve donus yolunda olucam. Seni seviyoruummmwah!
Seni deli gibi ozluyorum, nefes alamiyorum sensiz. Beni aksatma bi daha nolur.
Bahar bak cildiricam meraktan. Benim icin ne kadar degerli oldugunu biliyosun, hala...
Karışık kuruyemiş paketinden benim için tek tek fındık ve cevizleri seçen annem beni çok seviyor. Bu davranış beni acaba çocuğum olsa aynı şeyleri yapar mıyım diye düşünmeye itiyor.
Ortaokul-Lise yıllarında okulun en önde giden kaşarı ünvanını almış arkadaşlarım, evlendikleri anda başlarını kapatıp kendilerini dine adamasa ve Facebook’ta sürekli dini şeyler paylaşmasalar nasıl güleceğim çok merak ediyorum.
Keşke “asıl” seni gerçekten hiç tanımamış olsaydım da, gözümde hep öyle kalsaydın; dertlerimi bir kenara atıp, uzaklara yelken açsaydım. En azından o içimdekinin inancını deşip mahvetmeseydin de bana bıraksaydın be.
“Ben de hiç düşünmezdim, B.. Hiç istemezdim.. Biz sonsuza kadar süreceğiz sanmıştım ben. Yine yanılmışım. Başka biri olsa hiç bu kadar acıtmaz, incitemezdi. Hani benim duvarlarım vardı, ulaşamazlardı. Ben bu duvarları yıktırdım ona. Öyle çok sevdim ki, öyle çok ki.. Yerlere, göklere koyamadım aşkımı. Mesafeler vardı, olsun dedim. Hayatım özlemekle geçiyordu, geçsin dedim. Hayallerimiz vardı...
Hırsızlık yapmayın çünkü hükümet rekabetten hoşlanmaz.
– Cem Yılmaz
Biz kadınlar neden hep kalbimizi kıran/kırmış...
Aylarımı uğruna ölmeyi bile yeğlediğim adamın bana, hala beni sevdiğini söylemesini bekleyerek geçirdim. O kadar aşıktım ki, hayatımı bile onun planlarına göre kuruyordum. O gelecek sene İstanbul’a gidecekti, ben de yatay geçişle İstanbul Üniversitesi’ne geçecektim. Sonsuza kadar mutlu olacaktık böylece.
Ben onunla devam edeceğim hayatın hayalini düşlerken, onun başka hayalleri...
Ocak 2012
33 gönderi
Bütün ayların 31 çekme hakkı varken Şubat'ın yok....
Kocacımm, hadi kalk. Sevgilinle sonra mesajlaş, bana yardım et.
– Annem
Kızım.. kocacım… kalkın.. hadi sofrayı hazırlayalım. Masayı kuralım.....
– Annem
1 etiket
Ben: Bir süre yalnız takılayım diyorum. Sevgilisiz, sadece arkadaşlarımla. Kafamı dinleyeyim.
Eylem: Sen kendin inanıyor musun buna?
1 etiket
Babam: Akşama ne yicez?
Annem: Sik başı, soğan aşı yiyebilirsin.
1 etiket
Ben: Lan üniversitenin sitesine girince borcunuz yoktur diyo, ne iş ya? Harç ödemicez mi şimdi?
Eylem: Doğru söyle lan, rektörü mü ayarttın?
Bunca şeyden sonra hala sana karşı iyi...
Kendini başka bedenlerde düşünsene?
Bazen düşünüyorum da, belki bir sevgilin vardır.. ve ben en olmadık anlarda mesaj atıyorumdur.
Kız deliriyordur.
Arkadaşlarına falan anlatıyordur böyle “ay sevgilimin eski sevgilisi psikopat bi kaltak, çocuk onu sevmiyo hala mesaj atıyo” diye. Belki aranız bozuluyordur benim yüzümden.
Çok kötü bir durum ya.. Şimdi düşündüm de.
Önce kıskandım seni.
Sonra iyi oluyor aslında dedim.
...
3 etiket
Bazen seni çok aramak istiyorum.. sonra kontörüm...
Odamın görmediğim bir yerinde yaşadığını...
Bazen özlüyorum.. Sabahları uyandığımda ya da dişlerimi fırçalarken, bazen duş alırken, giyinirken, metroya binerken, bankamatikten para çekerken, alışveriş yaparken, okula geldiğimde, okuldan çıkarken, ders çalışırken, film izlerken, kitap ve gazete okurken, kuaföre gidince, giysilerimi yıkarken, ütülerken, yemek yerken, hasta olunca, uykum gelince, uykum kaçınca, alakasız bir şarkı çıkınca...
Bütün filmlerin mutlu sonla bitmesinden bıktım usandım.