Sesinle, duruşunla, gülüşünle 100 metre öteden insanlar senin olduğunu anlıyor. Hepsine bir neşe geliyor sen geliyorsun diye. Muhabbetin dönmediği, sessizliği tercih eden insanların olduğu ortamda bile herkesi açıyorsun, saatler geçiyor ama senin yanında insan vaktin nasıl geçtiğini anlamıyor. İstesen de istemesen de –ki böyle bir durum genelde olmaz- her ortamın odak noktası oluyorsun. Bundan o kadar memnunsun ki! Kendine özgüvenin tam ve mütevazılık hiç sana göre değil. Konu sadece cool ve yakışıklı oluşuna geldiğinde susuyorsun, her şeyin dış güzellik olmadığını bildiğinden. Yanlış yapmaktan korkmuyorsun. Çok kere dibe vurmuşsun ama hâlâ denizlerde senin asaletin konuşuluyor. Herkese o hayatı dalgaya alan yüzünü gösteriyorsun çünkü.
Sen nasıl birisin biliyor musun?
Bir karakter yok senin içinde. Bir sürü insanla yaşıyorsun aslında. Bazen onlar yüzünden çok çeksen de seni sen yapan özelliklerinden oldukları için kızamıyorsun onlara. Beraber yaşamayı öğrenmişsiniz. Sen bile bazen kendini anlayamazken insanların seni anlamaya çalışmalarını beklemen bazen sana zalimce gelse de aslında hep bunu istiyorsun ve böyle birinin hayalini kuruyorsun. Aklında bu hayal var ama kendini durağa hapsetmemişsin, o’nun seni bulmasını beklemek yerine yaşayarak sen o’nu arıyorsun.
Sen nasıl birisin biliyor musun?
Konuşmanla herkesi büyülüyorsun. Kızlar sana bakıyor, erkekler sana özense de seni kıskanmıyorlar; o kadar iyisin çünkü. Bütün kızlar sana bakarken sen sadece o’na bakıyorsun. Herkes seninle saatlerce konuşmak isterken sen o’nun yanında durup saatlerce susmayı bile seçebiliyorsun, konuşmaya tapmana rağmen…
Sen nasıl birisin biliyor musun?
İşte sizi birbirinize çeken şeylerden biri. Film zevkin çok iyi ve bazı filmlere ciddi anlamda takmışsın, o filmden replikler verebilecek kadar… Müzik zevkin de film zevkin kadar güzel. İkinizin de sevdiği sanatçının konserine iki bilet almışsın o’nun haberi olmadan ve “gelir misin kem küm kem?” yerine “bu konseri kaçırmıyoruz o zaman” deyip önce davranarak biletleri sunuyorsun.
Sen nasıl birisin biliyor musun?
Nasıl olduğunu eksikleriyle bilen ve “o” ne kadar anlatmaya çalışsa da cümlelerinin bir noktadan sonra anlatmaya yetmediği kişisin… Doğru zamanda, doğru yerde ve doğru kişiysen “öyle bir havada” görüşmek üzere.
-
yatutarsaa liked this
-
pembeflamingo reblogged this from pinkerbell
-
pinkerbell posted this