hayaller kurarım toz pembe
Gözlerimden süzülen her gözyaşı için ahirette hesap vereceksin, baba.
Allah görür, bilir. Unutmaz. Senin unuttuklarını sana o hatırlatır. Tıpkı yapmayı unuttuğun babalık görevin, hayatın boyunca sevmekten korktuğun çocuklarına yaptıkların gibi.
Senin bana bağırarak bir şeyleri kabul ettirmeye çalışman, psikolojik baskı uygulayarak beni köşeye sıkıştırman sadece bir yere kadar sürer. Ben senin diğer çocuklarına benzemem, unutuyorsun. Beni sen yetiştirmedin. Başarılarımda yanımda yoktun. Ümitsizlik içinde gözyaşlarına boğulduğumda, gözlerimden süzülen gözyaşlarımı silen hiçbir zaman sen olmadın. Beni hiçbir zaman alkışlamadın, baba. Mutluluklarımda yanımda olmadın. Sevincimi paylaşmadın. Doğum günümü bile bilmezsin ki sen benim, neyin evlatlığını bekledin benden bunca sene?
Üstüme geliyorsun baba. Haklıyken haksıza düşürmeye çalışıyorsun beni. Çocuklarını üzerime salıyorsun. Onlar da tanımaz ki beni.. Ben büyürken kimse yoktu yanımda. Ayda yılda bir kere arayıp, onu bunu yapmamam için beni tehdit ederek mi yetiştirdiğini sandın beni?
Hayatı boyunca baba diye ağlayan küçük bir kız vardı, bilirsin. Ümitsizliğe kapıldığı zaman babasını isterdi. Babasını isterdi ama annesine sarılırdı uzun uzun.. Uğruna ağladığım baba sen değildin, baba. Sadece hayallerimde biri vardı.. Beni sürekli koruyan, seven. Gözyaşlarımı silip, her düştüğümde beni ayağa kaldıran. Ben senin gibi düştüğümde bir tekme daha vuran; her hareketimde kusur arayan baba silütine ‘baba’ demem, diyemem. Dersem çünkü, dünyadaki diğer babaları tanımlamak için başka bir sözcük gerekir.

Gözlerimden süzülen her gözyaşı için ahirette hesap vereceksin, baba.

Allah görür, bilir. Unutmaz. Senin unuttuklarını sana o hatırlatır. Tıpkı yapmayı unuttuğun babalık görevin, hayatın boyunca sevmekten korktuğun çocuklarına yaptıkların gibi.

Senin bana bağırarak bir şeyleri kabul ettirmeye çalışman, psikolojik baskı uygulayarak beni köşeye sıkıştırman sadece bir yere kadar sürer. Ben senin diğer çocuklarına benzemem, unutuyorsun. Beni sen yetiştirmedin. Başarılarımda yanımda yoktun. Ümitsizlik içinde gözyaşlarına boğulduğumda, gözlerimden süzülen gözyaşlarımı silen hiçbir zaman sen olmadın. Beni hiçbir zaman alkışlamadın, baba. Mutluluklarımda yanımda olmadın. Sevincimi paylaşmadın. Doğum günümü bile bilmezsin ki sen benim, neyin evlatlığını bekledin benden bunca sene?

Üstüme geliyorsun baba. Haklıyken haksıza düşürmeye çalışıyorsun beni. Çocuklarını üzerime salıyorsun. Onlar da tanımaz ki beni.. Ben büyürken kimse yoktu yanımda. Ayda yılda bir kere arayıp, onu bunu yapmamam için beni tehdit ederek mi yetiştirdiğini sandın beni?

Hayatı boyunca baba diye ağlayan küçük bir kız vardı, bilirsin. Ümitsizliğe kapıldığı zaman babasını isterdi. Babasını isterdi ama annesine sarılırdı uzun uzun.. Uğruna ağladığım baba sen değildin, baba. Sadece hayallerimde biri vardı.. Beni sürekli koruyan, seven. Gözyaşlarımı silip, her düştüğümde beni ayağa kaldıran. Ben senin gibi düştüğümde bir tekme daha vuran; her hareketimde kusur arayan baba silütine ‘baba’ demem, diyemem. Dersem çünkü, dünyadaki diğer babaları tanımlamak için başka bir sözcük gerekir.

  1. pembemurekkep reblogged this from pinkerbell
  2. pinkerbell posted this